İstanbul Avrupa Yakasındaki Tarihi Yerler,İstanbuldaki Tarihi Yerler, İstanbuldaki Tarihi Kaleler, İstanbuldaki İşaretli Define Ve Hazine Yerleri,İstanbulun Geçmiş Tarihi, Geçmiş Dönemde Hangi medeniyetler hangi uygarlıklar Yaşamıştır,İstanbuldaki Yunan, Roma,Bizans, Osmanları Yapıtları, istanbuldaki Türbeler Kaleler


İstanbul’un Tarihi Yerleri


İstanbul, bir ayağı Asya’da bir ayağı Avrupa’da olan dünyanın eşsiz kentlerinden biri. Antik Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere 3 farklı imparatorluğa başkentlik yapmış tek şehir olan kent, yüzyıllardır kültürün, sanatın, mimarinin ve politikanın merkezi olmaya devam ediyor.

Dünyanın en önemli ve en büyük metropolleri arasında yer alan İstanbul, 3 bin yıl öncesine uzanan kent tarihiyle birbirinden değerli eserlere sahip. Tarih boyunca pek çok olaya şahit olmuş, mimarinin ve sanatın başyapıtları arasında gösterilen, çağlara meydan okuyan bu eserler İstanbul’un Avrupa ve Asya kıtalarında konumlanıyor. İşte dünyaca ünlü bazilikalardan, muhteşem saraylara, eşsiz kulelerden, görkemli camilere kadar İstanbul’un Avrupa Yakasındaki en güzel 10 tarihi eseri...

Ayasofyaİstanbul'un Tarihi Yarımadasında bulunan en önemli eserlerden biridir. Bizans Döneminde önce bir kilise, daha sonra bir katedral olarak inşa edilen  Ayasofya muhteşem tasarımıyla mimari dünyasının başyapıtları arasında yer alıyor. Osmanlılar Dönemi’nde camiye dönüştürülen yapı 1934’ten beri bir müze olarak hizmet veriyor.

İstanbul’un en dikkat çekici yapılarından biri olan Sultan Ahmet Camii, içindeki İznik çinileri nedeniyle dünyada Blue Mosque adıyla tanınıyor. Ayasofya’nın yakınlarında konumlanan cami, 17.yüzyılda Sultan I.Ahmet tarafından yaptırıldı. Mimar Sinan’ın öğrencisi Sedefkâr Mehmet Ağa tarafından tasarlanmış Sultan Ahmet Camii, rengarenk çinileri, muhteşem kubbesi, görkemli yapısıyla dünyanın en güzel camileri arasında yer alıyor.

Osmanlı’dan kalma en önemli yapılardan biri olan Topkapı Sarayı, İstanbul’un Sarayburnu semtinde yer alıyor. Osmanlı’da 400 yıl boyunca idari merkez olarak kullanılan saray 1478’de Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırıldı. Sarayda zaman geçiren padişahların kişisel eşyalarının, Osmanlı Dönemi’nde boyunca kullanılan araç gereçlerin sergilendiği saray içinde Hz. Muhammed’in hırkası, sakalı, ayak izleri, Hz. İbrahim’in tenceresi, Hz. Musa’nın asası, Hz. Davud’un kılıcı, Hz. Yusuf’un cübbesi gibi önemli emanetlerin bulunduğu Kutsal Emanetler Dairesi' yle büyük ilgi görüyor.

Osmanlı Mimarisinin en önemli örneklerinden biri olan Süleymaniye Camii, Sultan I. Süleyman adına 1551-1557 yılları arasında Mimar Sinan tarafından inşa edildi. İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan cami, medreseler, kütüphane, hastane, hamam, imaret gibi yapılardan oluşuyor. İçindeki çiniler ve elmas süslemeleriyle olağanüstü bir güzelliğe sahip olan Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın kalfalık devri eseri olarak biliniyor.

İstanbul’un en turistik yerlerinden biri olan Kapalı Çarşı, dünyadaki ilk alışveriş merkezlerinden biri. Beyazıt Camii ve Nuru Osmaniye Camii arasında bulunan çarşı ilk bölümü Fatih Sultan Mehmed tarafından 1460’da yaptırıldı. Daha sonra giderek genişletilen Kapalı Çarşı 65 sokak üzerinde 4 bine yakın dükkana ulaştı. El yapımı ürünlerden, kıyafetlere, yiyeceklerden, eşyaya kadar geniş bir ürün çeşitliliğine sahip çarşı bugün hala dünyanın en fazla ziyaret edilen yerlerinden biridir.

Dünyanın en eski kulelerinden biri olan Galata Kulesi, Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 528’de yılında inşa ettirildi. İlk önce fener kulesi olarak tasarlanan yapı, Osmanlı Dönemi’nde barınak daha sonra ise bir yangın gözleme kulesi olarak kullanıldı. İstanbul Boğazı ve Haliç, kuleden panoramik olarak izlenebildiği Galata Kulesi 2013’te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine dahil edildi.

İstanbul’daki sarnıçlar arasında en bilineni olan Yerebatan SarnıcıAyasofya’nın güneybatısında bulunuyor. Bizans Dönemi’nde sarayın su ihtiyacını karşılamak için Bizans imparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan sarnıç, 9.800 metrekarelik bir alana yayılıyor. 100 bin ton su depoloma hacmiyle oldukça etkileyici bir yapıya sahip olan Yerebatan Sarnıcı, 1987 yılından beri bir müze olarak kullanılıyor.

Boğaz’ın en göz alıcı yapılarından biri olan Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı’dan kalma yapılardan. Sultan Abdülmecid tarafından 1839 yılında Balyan Ailesi’ne yaptırılan saray birbirinden güzel süslemeleri, benzersiz tabloları ve nadide eserleriyle göz alıyor. 1927-1938 yılları arasında Atatürk tarafından da kullanılan Dolmabahçe Sarayı, 1984 yılından beri müze-saray olarak kullanılmaya devam ediyor.

İstanbul’un en ihtişamlı yapılarından biri olan Fener Rum Erkek Lisesi, 1454’te eski Bizanslılar tarafından inşa ettirildi. Fatih ilçesinin Fener semtinde yer alan okul, kırmızı rengi ve kubbeli mimari yapısıyla dikkat çekiyor. Fransa’dan getirtilen kırmızı tuğlalardan yaptırıldığı için Kırmızı Okul adıyla da anılan Fener Rum Erkek Lisesi, bugün hala eğitim hayatına devam ediyor.

Boğazkesen Hisarı olarak da bilinen Rumeli Hisarı, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bulunuyor. Boğazın kuzeyinden gelebilecek saldırıları engellemek için 1452’de Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan hisar, 30 dönümlük bir alanı kapsıyor. Bozulmamış haliyle günümüze kadar ulaşabilmiş olan Rumeli Hisarı şimdilerde bir müze ve açık hava tiyatrosu olarak kullanılıyor.

 


Bu Habere Yorum Yap